Suriye ile Su Sorunu, Haziran 2008

Haziran 2008

SURİYE İLE SU SORUNU

Türkiye ile Suriye üç nehre (Fırat, Dicle ve Asi) kıyıdaş oldukları halde, en büyük sorun Fırat nehri nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Çünkü Türkiye açısından sulama amaçlı su kullanma potansiyeli en çok Fırat havzasında vardır. Elektrik üretme amaçlı su kullanımı ise aşağı kıyıdaş ülkelere bir zarar vermediği için, bu konu daha az önemli bir sorun halinde kalmaktadır.

Fırat, Türkiye’de doğmakta, Suriye ve Irak topraklarını geçerek Basra körfezine dökülmektedir. Fırat’ın yıllık ortalama debisi 35,6 milyar m3 tür. Bunun 31,6 m3 ü, yani % 88.7 si, Türkiye’de; % 11.3 ü (4 milyar m3) Suriye’de oluşmaktadır. Fırat’ın debisine Irak’ın herhangi bir katkısı yoktur. Aşağıdaki tabloda da görüleceği üzere, Fırat’ın debisine katkısı %11 olan Suriye, bu debinin % 22 sini kullanmak istediğini, Fırat’ın debisine hiç katkısı olmayan Irak ise nehir sularının % 43 ünü kullanmak arzusunda olduğunu beyan etmektedir. Fırat’ın sularının % 88i Türkiye’de oluştuğu halde Türkiye, bu suyun % 35 ini kullanmayı planlamaktadır. Görülüyor ki, kıyıdaş ülkelerin kullanmayı hedefledikleri su miktarı, Fırat’ın toplam debisinden  17 milyar m3 daha fazladır. Bu nedenle, Suriye ve Irak’ın kullanmayı öngördüğü kadar su kendilerine tahsis edildiği takdirde, Fırat sularının 31.58 milyar m3 lük kısmı Türkiye topraklarında oluştuğu halde Türkiye’ye bu sudan sadece 1 milyar m3 su kalmış olacaktır. Suriye ve Irak’ın bu talepleri hakkaniyetle bağdaşmamaktadır.

Fırat havzasının su potansiyeli ve kıyıdaş ülkelerin tüketim hedefleri

                        (Yılda milyar metre küp olarak)

                                        Türkiye         Suriye         Irak           Toplam

      Su potansiyeli             31.58            4.00           0.00           35.58

                                      (% 88.7)        (% 11.3)          –            (% 100)

      Tüketim hedefi            18.42          11.50         23.00           52.92

                                         (% 35)        (% 22)       (% 43)        (% 100)

Dicle nehri de Türkiye’de doğmakta, 40 km kadar bir mecrada Türkiye ile Suriye arasında sınır teşkil ettikten sonra Irak topraklarına girmekte ve yine Basra körfezine dökülmektedir.Dicle’nin yıllık ortalama debisi 48 milyar m3 tür. Bunun 25 milyar m3 ü Türkiye’de (% 51.9); 23 milyar m3 ü Irak’ta (% 48.1) oluşmaktadır. Dicle’nin debisine Suriye’nin katkısı yoktur. Aşağıdaki tabloda da görüleceği üzere, Dicle’nin debisine olan katkısı 23.43 milyar m3 olan Irak bu nehrin sularından 45 milyar m3 kullanmayı hedeflemektedir. Türkiye’nin katkısı 25.24 milyar m3 olduğu halde Türkiye bu nehrin sularından sadece 6.87 milyar m3 kullanmayı hedeflemektedir. Çünkü Türkiye’deki Dicle havzasında sulama için ancak bu miktarda su kullanılabilmektedir. Bu nehirde de üç kıyıdaş ülkenin kullanmayı hedeflediği suyun miktarı Dicle’nin toplam debisinden 6 milyar m3 daha fazladır.

Dicle havzasının su potansiyeli ve kıyıdaş ülkelerin tüketim hedefleri

                           (Yılda milyar metre küp olarak)

                                     Türkiye          Suriye          Irak           Toplam

       Su potansiyeli          25.24             0.00          23.43            48.67

                                     (% 51.8)              –          (% 48.1)       (% 100)

       Tüketim hedefi          6.87             2.60           45.00            54.47

                                       (% 13)          (% 4)         (% 83)         (% 100)

Asi nehri Lübnan’da doğmakta, Suriye topraklarında bir süre aktıktan sonra, Hatay ilimizde Akdeniz’e dökülmektedir. Asi’nin yıllık ortalama debisi 1,2 milyar m3 tür.

Suriye ve Irak, Fırat sularının, üç kıyıdaş ülke arasında, herbir kıyıdaş ülkeye üçte biri düşecek şekilde, eşit olarak paylaşılmasını öneregelmişlerdir. Türkiye ise, Fırat ve Dicle nehrinin sularının birlikte mütalaa edilmesi gerektiğini; her bir kıyıdaş ülkeye ne miktarda su tahsis edileceğinin ise, bilimsel bir etüde göre yapılmasını önermektedir. Türkiye’nin önerisine, Üç Aşamalı Plan da denilmektedir.

Bu Plan’a göre, birinci aşamada, her iki nehrin üç kıyıdaş ülkedeki havzasında mevcut su potansiyeli belirlenmelidir. İkinci aşamada, her üç kıyıdaş ülkede, bu nehirlerin sularıyla sulanabilecek olan tarım arazilerinin miktarı ve verimlilik kategorileri belirlenmelidir. Üçüncü aşamada ise, bulunan su miktarı, sulanabilen araziye hakkaniyete göre tahsis edilmelidir.

Bu konu uzun süredir, Türkiye, Suriye ve Irak arasında, teknik seviyedeki bir komitede görüşülmekte, fakat somut bir ilerleme sağlanamamaktadır.

Buna rağmen Türkiye, 1987 yılında, Başbakan Özal’ın Suriye’ye yaptığı bir ziyaret sırasında, “Atatürk barajının rezervuarı doluncaya ve suyun tahsisi konusunda nihai bir anlaşmaya varılıncaya kadar, Türkiye, Suriye’ye Fırat nehrinden aylık ortalama saniyede 500 m3 su vermeyi” taahhüt etmiştir. Bu miktar, kabaca, Fırat’ın Türkiye’deki debisinin yarısına tekabül etmektedir. İki ülke arasında, Fırat suları konusunda halen yürürlükte olan mutabakat budur.

Sayın Başbakanımızın 2005 yılı mart ayında Şam’a yaptığı ziyaret sırasında Suriye, Dicle nehrinden de su istemiş, Türkiye bu konuyu, Irak’la da görüşmek şartıyla olumlu olarak mütalaa edeceğini bildirmiştir.

Suriye, Antakya ilimizi kendi topraklarının parçası saydığı için Asi nehrinin Türk topraklarına girdiğini kabul etmemekte ve Suriye topraklarında denize döküldüğünü farzettiği için de, Türkiye ile bu konuyu konuşmaya yanaşmamaktadır. Suriye, Asi nehrinin sularının % 90 ını kullanmaktadır.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.